Çocuklar ve Sorumluluk

Pazar, 16 Aralık 2007 Kategori: Alışkanlık Edinimi, Gelişim Süreci, Çocuklara örnek olmak, Çocukta Akıl ve Zekâ Gelişimi

Çocuklarınızda sorumluluk duygusunu geliştirmek için neler yapıyorsunuz? Bazı anne babalar çocuklarına bir evcil hayvan alıp bakımını üstlenmesini sağlıyorlar. Böylece sorumluluğunun gelişeceğine inanıyorlar. Ama bu çok eksik bir yöntem. Sakıncaları da olabilir. Çünkü çocuk sadece kendisine ait varlıklara karşı duyarlı kalabilir. Çevresinde olup bitenlere karşı herhangi bir sorumluluk hissetmeyebilir.

Öncelikle kendinizi eğitmelisiniz. Sizin davranışlarınızda çocuk ne görüyorsa onu kapacaktır. Siz sokağa çöp atıyorsanız çocuğunuz çevre temizliğine karşı duyarlı olmayacaktır. Çöp atmayı sadece evde biriken çöpler olarak anlamayın. Sokakta yürürken yediğiniz bir şeyin kâğıdını yere atmak da sokağa çöp atmak demektir.

Trafik kurallarına uyma sorumluluğunuz ne derecede yerinde? Çocuğunuz bu konuda sizi iyi örnek alabiliyor mu?

Sağlığınıza çok önem veriyor musunuz? İçkiden sigaradan uzak duruyor ve bunların insan sağlığına ne denli zararlı olabileceği konusunu çocuklarınızın yanında ara sıra gündeme getiriyor musunuz?

Evinizde eşinizle görev dağılımı yapıp her biriniz üzerinize düşen görevleri titizlikle yerine getiriyor mu?

Hasta yakınlarınızı ziyaret edip onların bir ihtiyacı olup olmadığını soruyor musunuz?

Aile büyüklerinize ve komşularınıza olan sevginiz, saygınız ve onlarla olan iletişiminiz ne kadar sağlıklı?

Faziletli davranışları her gün uygulamak için vesileler arıyor musunuz? Hani Müslümanlıkta vardır “Bugün Allah için ne yaptın?”.. Bir de hayırlı işler yapıp sevap kazanma gayreti. Aynen dindar Müslümanlar gibi (ister Müslüman olun ister olmayın) her gün kendinize ve diğer insanlara, hatta hayvanlara ve bitkilere faydalı olabileceğiniz aktiviteler arayın bulun yapın. Çocuğunuz sizden bunları görmeli.

Bütün bunları siz yaşamalı ve “yaşadığınız güzellikleri” çocuğunuzla birlikte yaşayarak, bunların önemini çocuğunuza anlatarak onlardaki sorumluluk duygusunu ancak bu şekilde geliştirebilirsiniz.

Çocuğunuzda sorumluluk duygusu geliştirmek sizin aslî görevinizdir. Böyle ciddi bir vazifeyi okuldan, öğretmenlerden beklemeyin. Onlar zaten elinden geleni yapacaklardır ama çocuk sizde gördüklerini hayatına geçirebilir.

Bazı önemli tavsiyeler:

1- Çocuğunuzla alışverişe çıkın. En başta ona şu kadar paramız var, bunun tümünü harcamamalıyız ki önümüzdeki günlerde daha rahat edelim gibi sözler söyleyin. Alışveriş ederken almayacağınız bir şeyi çok beğenmiş gibi yapın. Sonra bunu almakla parayı boşa harcayacağınızı, esas gerekli ihtiyaçlarınızı alamayacağınızı ona anlatın. Bir yandan da o şeyi almadığınız için üzülmüş gibi yapın. Çok istiyorum çok sevdim ama almamam gerekiyor deyin. Böylece çocuğunuz sizden hem sorumluluk duygusu kazanacak hem de iradesini kullanmayı öğrenecek.

Alışverişte ona “marka” giysilerle sıradan giysiler arasında aslında fark olmadığını ama marka giysilerin ne kadar pahalı olduğunu uygulayarak gösterin. Marka olmayan bir eşya alarak fiyat farkı ile ne kadar kazançlı olduğunuzu çocuğa anlatın, sonra o fark parayla ona çok sevineceği bir şey alın. Aldıktan sonra “Bak eğer o pahalı şeyi alsaydık sana bunu alamazdım” deyin. Böylece küçük yaşta marka özentiliğinden onu kurtarmış olursunuz.

2- Maddi durumunuz iyi olmasa bile mutlaka yardım edebileceğiniz insanlar vardır. Ayda bir iki defa yoksul bir çocuğa veya yetişkine onun ihtiyaç duyduğu bir şeyler hediye ederek insanlara yardım etmenin, insan sevindirmenin mutluluğunu çocuğunuza tattırın ve aşılayın. Ayrıca kendisi kadar şanslı olmayan çok sayıda insanlar olduğunu çocuğunuza iyice belletin.

3- Çevrenizde sokakta yaşayan hayvanlar varsa onları çocuğunuzla beraber doyurun. Bu hareketin ne kadar güzel olduğunu anlatın.

4- Akranlarıyla iyi geçinme, dost kazanma ve dostlarına faydalı olma yönünde çocuğunuza iyi tavsiyeler verin. İnsanın arkadaşına karşı olan sorumlulukları anlatın. Uygulamasını sağlayın. Arkadaşlarıyla oynarken ise aralarına girmeyin, izlemiyormuş gibi yapın. Yanlışları varsa daha sonra düzeltmeye çalışın. Gerekiyorsa psikologlardan yardım almaktan çekinmeyin, bunu ihmal etmeyin.

5- Çocuk yetiştirirken zerre kadar kız erkek ayrımı yapmayın. Elbette kıyafet ve saç şekli açısından farklılık gözeteceksiniz. Ama şu erkek işidir, şu kız işidir gibi şeyler öğretmeyin. Ev işlerini yapmada ikisini de aynı şekilde görevlendirin. Önce çok kolay ev işlerini az yaptırın, yaşları ilerledikçe daha zor ev işlerini çocuklarınızla beraber yapın. Çok zengin bile olsanız her işinizi temizlikçilere bırakmayın. Ailecek ciddi ve kararlı görev dağılımları ile bütün ev işlerinizi beraber yapın. Aile bütünlüğü, aile içi yakınlık gibi güzellikleri çocuklara verebilmek için bu çok iyi ve etkili bir yoldur. Bu şansı sakın elden kaçırmayın.

Etiketler:
1 Yorum »

Rol Model

Cuma, 7 Aralık 2007 Kategori: Alışkanlık Edinimi, Gelişim Süreci

Özellikle çocuk gelişiminde rol model önemlidir. Genelde erkek çocuklar babalarını rol-model alırlar ve böylece davranış bakımından babalarının birer kopyaları olurlar. Kızlar da aynı şekilde annelerini rol model alırlar. Çocuklar öğütle baskıyla dayakla terbiye olmaz. Öncelikle ve ilk yaşlarda annelerinde babalarında ne görüyorlarsa o davranışları edinirler.

* Çocuklar her zaman ana babalarını mı rol model alırlar? Çevremizden de görebileceğimiz gibi hayır. Özellikle çocuklarıyla iyi bir diyalog kuramayan anne babalar çocuklarına rol model olamamaktadırlar. Zaten olsalar bile çocuklara bunun bir faydası olacağını sanmıyorum. Kitap okumayan, televizyona tapan ebeveynler bu yönleriyle çocuklarına hiç örnek olmasınlar daha iyi. Ama çocuklar bir şekilde birilerinin etkisinde kalırlar. Ya yakın çevresinden bir yetişkini, ya da davranışlarıyla kendinden eminlik ve kuvvetlilik yansıtan arkadaşlarını rol model alırlar.

* Ana babasını rol-model edinmiş çocuklar belirli bir yaştan sonra başkalarını rol-model alabilirler mi? Mümkündür. Özellikle ergenlik dönemiyle beraber genellikle iyi bir eğitim alamamış anne babaların çocukları başkalarını örnek alarak değişmektedirler.

* Yetişkinlerde bir başkasını rol-model almalar olabiliyor mu? Bazı insanlar başkalarının modlarına kısa sürede girip onlar gibi davranışlar sergilerler. Ama bu geçicidir. Televizyon dizilerini seyredenlerden bazı kişilerin filmlerdeki bazı karakterlerin etkisinde kalıp günlük hayatılarında onlar gibi davrandıklarına sık rastlanır. Çeşitli televizyon programlarından sunucular, şovmenler televizyon izleyicileri tarafından bilinçlice ya da istem dışı olarak rol-model alınmaktadırlar.

Çoğu televizyon programlarında, hatta komedi türü programlarda şiddete başvuran erkeklerin sık görülmesi, erkeklere rol-model teşkil etmektedir. Zamanla, eşinin bazı tepkilerine -televizyonda gördükleri şekilde- dayakla karşılık veren erkekler vardır. Tam tersi de oluyor. Yani yıllarca hiç romantik olmamış bir erkek, televizyonda hayranlık duyduğu bir film karakterinden etkilenerek eşine romantik davranmaya başlayabiliyor.

* Rol-model alma özelliğimizin hayatımıza katkıları: Özellikle bir meslekte uzmanlaşmak isteyen kişiler o meslekte uzman birisini rol-model alarak mesleği çok daha çabuk ve etkili bir şekilde öğrenebiliyorlar. Zaten bilirsiniz, meslek okullarından mezun birisi, iyi bir usta yanında çırak olarak başlayıp yetişen bir kişi kadar kaliteli iş yapamaz. Rol model almayı taklitçilik veya özentilik gibi nitelendirmemek gerekir. Bu doğamızda olan bir şeydir ve sevgi ile olmaktadır. İnsanlar bu özelliklerini iyi yönde ve bilinçli olarak kullanmalıdır.

* Sorumluluğunuz altındakilere rol-model olmanız: Bazı insanlar bu konuları hiç bilmedikleri halde iyi bir rol-model olabilmenin önemini kavramışlardır. Çocuklarına kazandırmak istedikleri iyi davranışları kendileri uyguluyorlar ki çocuklar o güzel davranışları kazansınlar. Ders verdiğim bir çocuğun annesi bunu çok iyi başarıyordu. Sert bir babası olan bir çocuk babasının korkutmalarına rağmen derslerinde başarılı olamıyorken, eşi ölmüş olan bu kadın -çocuklarıyla beraber ders çalışarak- onların her sene büyük başarılarla ve takdirname alarak sınıflarını geçmelerini sağlıyordu.

Çocuklarının kitap okuma alışkanlığı kazanmalarını isteyen ana babalar, çocuklar daha bebekken onların yanında kitap okumalıdır. Kitap okumayı hiç bırakmamalıdır. Çocuklarının televizyon seyretmeyip ders çalışmalarını isteyenler ise bunu öncelikle kendileri yapmalıdır.

Benden İngilizce dersi alan bir kadın, derslere başladıktan sonra evde defterini kitabını alıp İngilizce alıştırmaları çözerken ilkokula giden kızının yanına gelerek eskisine göre çok daha iyi ders çalışmaya başladığını bana anlatmıştı.

 

Bu yazıya önceki bulunduğu yerde iken gelen yorumlar:
Pazartesi, Aralık 4, 2006
Yazan: thares
Çocukları kendimiz gibi yetiştiriyoruz istesek de istemesek de. Çünkü kendimizi seviyoruz. Saydığınız bütün olumsuz davranışları biz yaparsak güzel başkaları yaparsa kötü. Çocuklarını şikâyet eden velilerden tanıdıklarıma aynı sen diyorum bana kızıyorlar sonra açıklıyorum hak veriyor.

Pazartesi, Aralık 4, 2006
Yazan: waterfall
Şahsen yazdıklarınızın çoğunu çocuklarımızı yetiştirirken yaşadık. Benim biri kız biri oğlan ikizlerim var, 18 yaşındalar. Cinsiyetleri farklı olduğu için yetiştirirken aralarındaki farklılıkları birebir gözleyebildim. Kızımda olumlu davranışlarda etkili olabildim ama oğlumda 16 yaşına kadar etkili olabildim, daha sonra kendine arkadaşlarından bir model bulduğunu gördüm, ergenlik döneminin sorunlarını çok fazla yaşamadık, şimdilik her şey yolunda :) Bence anne babaların her role girmeleri, çocuklar açısından daha önemli, yeri geldiğinde anne, bazen abla, bazen de onların yaşlarında bir arkadaş olduklarında her şey daha kolay ve sonuçlar tam istediğiniz yönde olumlu gelişiyor. Çocuk yetiştirmek gerçekten de çok özen isteyen, sorumluluk isteyen kutsal bir görev bu görevde her anne babaya başarılar :)

Pazartesi, Aralık 4, 2006 - 11:53 - toplum hiyerarşisindeki yeri
Yazan: hbasak
Evet, yetişkinler de kendilerine olmadık rol modelleri seçiyor. İçinde bulunduğu topluluğun hiyerarşisinde kendinden bir üstte gördüğünün davranışlarını hiç sorgulamadan model olarak benimseyen ve hep birilerinin kötü bir taklidi olan yetişkinleri çok görüyorum :(

Pazartesi, Aralık 4, 2006
Yazan: neslinursema3
Burada kesinlikle anne babanın rolü de çok büyük elbette. Keske televizyon iyi örnekler sunabilse de insanlara iyi bir örnek olsa bu rol model sevdası yüzünden insanlar, kimliksiz, kültürsüz, bilgisiz yetişiyor. Acaba gelecekte neler bekliyor bizleri merak ediyorum.

Etiketler:
3 Yorum »