Çocuklara Sinema Meşgalesi

Cuma, 14 Mart 2008 Kategori: Alışkanlık Edinimi, Dış Etkiler, Çocuklara Zararlı Şeyler

Yeni yeni tanınan bir çocuk sitesi:
http://www.sinemacocuk.com/

İnternette çeşitli sitelerde bu sinema çocuk sitesinin övgülerle anladıldığını gördüm.
Aşağıda yazdıklarımı okuyunca interneti ve internetteki siteleri suçlamak gibi bir şey yaptığım sanılmasın. Anne babalar çocuklarından ilkin kendileri sorumludur. Başkalarını suçlamadan önce kendimiz çocuklarımızı ne denli denetim altında tutuyoruz bunu iyi bilelim ve iyi uygulayalım. Şunu hatırlatmamda yarar var: Bilmiyorsanız uzmanlara danışın. Bu meselelerin hiç şakası yok.
Öte yandan şunu da altını çizerek belirtmek isterim: Çocuklara yönelik sitelerin kurucuları, çocukların kendi sitelerine “aşırı tutkun” bireyler olmalarını sağlamaya çalışmasınlar. Bunun yapıldığını görmek üzücü.

Söz konusu siteyi öve öve bitiremiyorlar ama anneler babalar çok dikkatli olmalı. Çocuklarınızın bu tür sitelere ilgilerini sıkı bir şekilde gözlemleyip denetlemezseniz ve bu tür sitelere güvenerek çocuklarınızı tamamen serbest bırakmanız durumunda çok zararlarını görebilirsiniz.

Çocuklara sadece film tavsiye eden bir site olsaydı o büyük övgülere bir itirazım olmazdı. Ama çocuklarınızı bu ve bunun gibi sitelerdeki çocuklar için hazırlanan çeşitli aktiviteler, yarışmalar, vesaire şeylerle “denetimsiz” baş başa bırakırsanız çocuklarınızın hayatına büyük zarar vermiş olabilirsiniz.

Düşünün: bir çocuğunuz var. Çocuk her gün bu sitenin yarışmaları ile aktiviteleri ile ilgileniyor. Kendisini iyice kaptırmış. Yarışmaları kazanmak için çocuk filmlerini defalarca izliyor. Sizce bunun zararları neler olabilir, bir düşünün.

• Çocuğu gerçek dünyadan koparabilir.
• İzlediği film karakterlerinin etkisinde kalıp gerçek hayatta onlar gibi davranabilir. Meşhur bir örnek vardır. Bir çocuk kendisini izlediği bir filmdeki uçan kişiye öyle kaptırmış ki kendisinin de uçabileceğine inanarak pencereden uçma girişiminde bulunmuş. Ve de ölmüş doğal olarak.
• Filmdeki bir karakteri rol model alabilir, onun gibi davranışlar sergilemeye başlayabilir.
• Okuldan ve derslerinden soğuyabilir.
• Hayattaki sorumluluğu sadece bu tür sitelerdeki aktiviteleri yerine getirmek, hedefleri ise hayatta sadece bu tür sitelerce kendisine sunulan aktivitelere zamanında katılmak, yarışmaları kazanmak olabilir.

Çocuklarımıza sahip çıkalım. Bu gibi sitelerde çocuklarınız ne gibi aktiviteleri ne şekilde yapıyor, kendisini ne derecede kaptırmış, henüz hiçbir problem yokken bütün denetimi sağlayın.
Eğer siz bu işlerden anlamıyorsanız kesinlikle uzmanlara danışın. Çocuklarınızın hayatı bir an bile ihmale gelmez.

Etiketler: , , , , ,
1 Yorum »

Üniversite Eğitimine Engeller

Cumartesi, 8 Mart 2008 Kategori: Gelişim Süreci, Yüksek Öğrenim

Çocuklarımızın çoğunluğu liseden sonra niçin üniversiteye veya bir yüksek okula devam etmiyor?

Bence ilk üç sebep şudur:
1- En başta gelen sebep: Üniversite harçları gerçekten çok yüksek. Bunu karşılamak için en az “orta halli” bir aileden geliyor olmak gerekiyor veya o gencin bir işte çalışarak para kazanması ile “açık öğretim” türü eğitim veren bir üniversiteye devam etmesi gerekiyor. Çünkü 70 milyonu aşan nüfusumuzun ancak %20’si iyi yaşam standartlarına sahip. Geri kalan %80′i zor durumda. Bu %80’lik guruba dâhil olan büyük çoğunluğun pek azı çocuklarını üniversitede okutabiliyor. Bir gencin hem okuması hem çalışması demek üniversite eğitimini yarım alması hatta çeyrekten dahi az alabilmesi demektir. Çok büyük bir sorun. Herhangi bir işte çalışma saatleri 8 saattir. Bunun gibi, eğitim alan bir öğrencinin de günde en az 5 - 6 saat eğtimi ile ilgili çalışmalar yapabilmesi şarttır. Bir işte çalışmak zorunda olan bir öğrenci üniversite eğitimini tam edinemez. Ancak bir şartla: Çalıştığı iş öğrenim gördüğü branştan bir iş olursa.

2- Üniversite giriş sınavlarında büyük bir kısım eleniyor. Böylece çoğu gencimiz okula devam edemiyor. Burada ÖSS sınavlarının zararları sös konusu. Öğrenim görmek istediği konuda ilgisi ve yatkınlığı tam olan bir çocuk sınavı kazanamıyor, sırf üniversiteli olmak için sınavlara girmiş biri onun okuması gereken fakültede okumaya hak kazanabiliyor. Burada büyük bir adaletsizlik var. Bu ülke böylesi saçma sapan uygulamalarla kalkınamaz.

3- Eğitim sistemimizin kötülüğü yüzünden eğitim almak nedir, nasıl olmalıdır konusunda bilinçsiz olan çok sayıda çocuklarımız her şeyin üniversitede kendisine verileceğini sandığı için ve piyasada (yine aynı kötü eğitim sistemimizin bir meyvesi olarak) üniversiteyi bitirmiş ama okuduğu branşla hiç ilgisi olmayan bir meslekte çalışan insanları da görerek üniversite eğitimini gerekli görmüyor. “Diplomalı işsizler ordusu”nun varlığı da gençlerimizi yıldıran sebeplerden.

Aşağıdaki resmi bir arkadaş bana email ile göndermiş. Hangi döneme mahsus bir araştırma sonucudur ve sadece kız öğrenciler için midir bilmiyorum ama bu yüzdelik sıralaması bugün için gerçeği yansıtmıyor diye düşünüyorum.

üniversite eğitimine engeller

Etiketler: , , , , , ,
1 Yorum »