Reklamların Çocuklara Zararları

Salı, 1 Ocak 2008 Kategori: Alışkanlık Edinimi, Çocuklara Zararlı Şeyler, Çocuklara örnek olmak

Hepimiz biliyoruz ki günümüzde televizyon reklâmlarının çoğu aç gözlülük, hiç bir şeyle yetinmemek, her zaman daha fazlasını istemek, sahip olduklarına şükretmemek, kıskançlık, tatminsizlik, şiddetli bencillik, marka hastalığı, gösteriş meraklılığı gibi insanı insanlıktan çıkaracak süfli duyguları seyircilere yerleştirmek, empoze etmek üzere tasarlanmış seviyesiz fikirlerin ürünleridir. Hem ilgi çekici hem sempatik bir şekilde hazırlanmış olduklarından küçük çocuklar bunları gülerek severek içselleştirmektedirler.

Reklâmcılıkta ürünlerin tanıtımı akılda kalıcı ve çarpıcı ses ve görüntü teknikleriyle yapılır, bir de o ürünlerin satın alınmasını özendirici unsurlara yer verilir. Benim gördüğüm televizyon reklâmlarının çoğu ise “insanların kişiliklerini bozucu” telkinlerle dolu. Reklamcılık mesleğini eleştirmek belki benim haddim değil ama reklamcıların da biraz insanlık dersi almaya ihtiyaçları olduğu muhakkak.

Çocukların bebeklik yaşlardan itibaren büyük ilgi ve sevgiyle izledikleri reklâmların onları ne derecede kötü etkilediklerini hiç düşündünüz mü? Onlara bebeklik yaşlarından itibaren reklâmların çok zararlı olduğu her zaman büyük bir endişeyle anlatılmalıdır. Kesinlikle kabullenirler ve öğrenirler. Bebek yaşlarda çocuklara neyin zararlı olduğu ciddi bir endişeyle anlatılsa, çocuklar o şeylerden uzak duracaklardır. “Ciddi bir endişeyle” dedim. Çünkü çocuklar sizin tavsiyelerinizden çok sizin tepkilerinizden ve duyarlılıklarınızdan etkilenirler. Sizin hal ve hareketlerinizi kopyalarlar.

Maalesef çevremde görüyorum ki reklâmları izleyen bebek denecek yaştaki çocukların reklâmlara olan ilgileri sevinçle karşılanıyor. Anne babaların bu tutumları son derece yanlıştır. İşte bugünkü marka hastası çocuklar böyle hataların kurbanlarıdır.

Şimdiki reklâmlar eskisinden çok daha kötü ve zararlı. Kendi kültürümüzden tamamıyla uzak ve daha kötüsü aç gözlülük, tatminsizlik, bencillik had safhada empoze ediliyor. Bu gidişle bakalım bir on yıl sonra nasıl çocuklarla karşılaşacağız? Başka söze gerek var mı?

Lütfen bu REKLÂMLAR sorununu hafife almayın.

Sadece çocukları değil kendimizi de reklâmlardan uzak tutmalıyız. Sadece reklâmlar değil çoğu dizi filmler de insanımızı kötü yönde etkiliyor. Büyüyünce mafya olacağım diyen çocuklar var. O hale geldik sonunda.

Etiketler: , , , ,
11 Yorum »

Çocuklar ve Sorumluluk

Pazar, 16 Aralık 2007 Kategori: Alışkanlık Edinimi, Gelişim Süreci, Çocuklara örnek olmak, Çocukta Akıl ve Zekâ Gelişimi

Çocuklarınızda sorumluluk duygusunu geliştirmek için neler yapıyorsunuz? Bazı anne babalar çocuklarına bir evcil hayvan alıp bakımını üstlenmesini sağlıyorlar. Böylece sorumluluğunun gelişeceğine inanıyorlar. Ama bu çok eksik bir yöntem. Sakıncaları da olabilir. Çünkü çocuk sadece kendisine ait varlıklara karşı duyarlı kalabilir. Çevresinde olup bitenlere karşı herhangi bir sorumluluk hissetmeyebilir.

Öncelikle kendinizi eğitmelisiniz. Sizin davranışlarınızda çocuk ne görüyorsa onu kapacaktır. Siz sokağa çöp atıyorsanız çocuğunuz çevre temizliğine karşı duyarlı olmayacaktır. Çöp atmayı sadece evde biriken çöpler olarak anlamayın. Sokakta yürürken yediğiniz bir şeyin kâğıdını yere atmak da sokağa çöp atmak demektir.

Trafik kurallarına uyma sorumluluğunuz ne derecede yerinde? Çocuğunuz bu konuda sizi iyi örnek alabiliyor mu?

Sağlığınıza çok önem veriyor musunuz? İçkiden sigaradan uzak duruyor ve bunların insan sağlığına ne denli zararlı olabileceği konusunu çocuklarınızın yanında ara sıra gündeme getiriyor musunuz?

Evinizde eşinizle görev dağılımı yapıp her biriniz üzerinize düşen görevleri titizlikle yerine getiriyor mu?

Hasta yakınlarınızı ziyaret edip onların bir ihtiyacı olup olmadığını soruyor musunuz?

Aile büyüklerinize ve komşularınıza olan sevginiz, saygınız ve onlarla olan iletişiminiz ne kadar sağlıklı?

Faziletli davranışları her gün uygulamak için vesileler arıyor musunuz? Hani Müslümanlıkta vardır “Bugün Allah için ne yaptın?”.. Bir de hayırlı işler yapıp sevap kazanma gayreti. Aynen dindar Müslümanlar gibi (ister Müslüman olun ister olmayın) her gün kendinize ve diğer insanlara, hatta hayvanlara ve bitkilere faydalı olabileceğiniz aktiviteler arayın bulun yapın. Çocuğunuz sizden bunları görmeli.

Bütün bunları siz yaşamalı ve “yaşadığınız güzellikleri” çocuğunuzla birlikte yaşayarak, bunların önemini çocuğunuza anlatarak onlardaki sorumluluk duygusunu ancak bu şekilde geliştirebilirsiniz.

Çocuğunuzda sorumluluk duygusu geliştirmek sizin aslî görevinizdir. Böyle ciddi bir vazifeyi okuldan, öğretmenlerden beklemeyin. Onlar zaten elinden geleni yapacaklardır ama çocuk sizde gördüklerini hayatına geçirebilir.

Bazı önemli tavsiyeler:

1- Çocuğunuzla alışverişe çıkın. En başta ona şu kadar paramız var, bunun tümünü harcamamalıyız ki önümüzdeki günlerde daha rahat edelim gibi sözler söyleyin. Alışveriş ederken almayacağınız bir şeyi çok beğenmiş gibi yapın. Sonra bunu almakla parayı boşa harcayacağınızı, esas gerekli ihtiyaçlarınızı alamayacağınızı ona anlatın. Bir yandan da o şeyi almadığınız için üzülmüş gibi yapın. Çok istiyorum çok sevdim ama almamam gerekiyor deyin. Böylece çocuğunuz sizden hem sorumluluk duygusu kazanacak hem de iradesini kullanmayı öğrenecek.

Alışverişte ona “marka” giysilerle sıradan giysiler arasında aslında fark olmadığını ama marka giysilerin ne kadar pahalı olduğunu uygulayarak gösterin. Marka olmayan bir eşya alarak fiyat farkı ile ne kadar kazançlı olduğunuzu çocuğa anlatın, sonra o fark parayla ona çok sevineceği bir şey alın. Aldıktan sonra “Bak eğer o pahalı şeyi alsaydık sana bunu alamazdım” deyin. Böylece küçük yaşta marka özentiliğinden onu kurtarmış olursunuz.

2- Maddi durumunuz iyi olmasa bile mutlaka yardım edebileceğiniz insanlar vardır. Ayda bir iki defa yoksul bir çocuğa veya yetişkine onun ihtiyaç duyduğu bir şeyler hediye ederek insanlara yardım etmenin, insan sevindirmenin mutluluğunu çocuğunuza tattırın ve aşılayın. Ayrıca kendisi kadar şanslı olmayan çok sayıda insanlar olduğunu çocuğunuza iyice belletin.

3- Çevrenizde sokakta yaşayan hayvanlar varsa onları çocuğunuzla beraber doyurun. Bu hareketin ne kadar güzel olduğunu anlatın.

4- Akranlarıyla iyi geçinme, dost kazanma ve dostlarına faydalı olma yönünde çocuğunuza iyi tavsiyeler verin. İnsanın arkadaşına karşı olan sorumlulukları anlatın. Uygulamasını sağlayın. Arkadaşlarıyla oynarken ise aralarına girmeyin, izlemiyormuş gibi yapın. Yanlışları varsa daha sonra düzeltmeye çalışın. Gerekiyorsa psikologlardan yardım almaktan çekinmeyin, bunu ihmal etmeyin.

5- Çocuk yetiştirirken zerre kadar kız erkek ayrımı yapmayın. Elbette kıyafet ve saç şekli açısından farklılık gözeteceksiniz. Ama şu erkek işidir, şu kız işidir gibi şeyler öğretmeyin. Ev işlerini yapmada ikisini de aynı şekilde görevlendirin. Önce çok kolay ev işlerini az yaptırın, yaşları ilerledikçe daha zor ev işlerini çocuklarınızla beraber yapın. Çok zengin bile olsanız her işinizi temizlikçilere bırakmayın. Ailecek ciddi ve kararlı görev dağılımları ile bütün ev işlerinizi beraber yapın. Aile bütünlüğü, aile içi yakınlık gibi güzellikleri çocuklara verebilmek için bu çok iyi ve etkili bir yoldur. Bu şansı sakın elden kaçırmayın.

Etiketler:
1 Yorum »